Türkiye’de markalar, sosyal medya ve reklam kampanyalarıyla görünür olmayı başarıyor. Ancak uzmanlar, şirket kültürü, sürdürülebilirlik ve kriz yönetimi gibi kritik alanlarda sessiz kalan markaların uzun vadede tüketici güvenini kaybettiğini vurguluyor.
Nobilitate | PR – Stratejik İletişim Danışmanlığı Kurucusu *Yağız Ercivan*, “Markaların sesi yalnızca kampanyalardan ibaret olmamalı. Çalışan memnuniyeti, kurum değerleri, sürdürülebilirlik çalışmaları ve kriz iletişimi gibi alanlarda da aktif olmak gerekiyor. Bu alanlarda var olan markalar uzun vadede öne çıkıyor; sessiz kalanlar ise tüketicide güvensizlik yaratıyor” diyor.
*İçerden Başlayan Güven: Şirket Kültürü* *Ercivan*, çalışan memnuniyeti ve kurum değerlerinin marka güvenini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Çalışanlarıyla güçlü bir iletişim kuran ve bunu dışarıya yansıtan markaların hem içeride hem de dışarıda güven inşa ettiğini söylüyor.
*Sürdürülebilirlik ve Sosyal Sorumluluk: İyi İşler Görünür Olmalı* Sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk projelerinin sadece yapılmasının yeterli olmadığını ifade eden *Ercivan*, bu projelerin etkili şekilde paylaşılmasının marka değerini güçlendirdiğini vurguluyor. “Toplum faydasına olan projeleri görünür kılmak, markanın güvenini artırıyor” diyor.
*Kriz Yönetimi: Sessizlik Tüketicide Güvensizlik Yaratıyor* Kriz anlarında sessiz kalan markaların tüketici gözünde itibar kaybettiğini belirten *Ercivan*, şeffaf ve zamanında iletişimin hem tüketici güvenini artırdığını hem de marka itibarını koruduğunu söylüyor. *Ercivan*, “Markalar artık sadece ürün veya hizmetin görünürlüğüyle yetinemez. Şirket içi değerler, sürdürülebilirlik ve kriz iletişimi alanlarında aktif olanlar uzun vadede güven ve itibar yarışında öne çıkar” ifadelerini kullanıyor.