03 Ekim 2026 Cumartesi
En fazla kızaran takım Antalyaspor! Tam 5 futbolcu....
Mülk Sahipleri Dikkat!: Kira Beyannamesinde Son Günler
Erdoğan’dan fon soruşturması mesajı: "Haksız kazanç sağlayan hesabını verecek"
Balıkesir’deki 6.1’lik deprem Eskişehir’de de hissedildi: Vatandaşlar panikle sokağa çıktı
Hakan Ürün’den EBSO Başkanlığı mesajı: “Önceliğimiz üretimi korumak”
Azerbaycan Türklerini Bölen Sistem
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2026 Eskişehir Yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, Sanat ve Kültür Sarayı’nda (Opera) gerçekleştirilen muhteşem bir açılış programıyla başladı. Dört gün boyunca edebiyat, şiir, müzik ve sanatın farklı disiplinlerini Eskişehirlilerle buluşturacak şenlik, kentte kültür ve sanat dolu bir yolculuğun kapılarını araladı.
Şenliğin açılışında ilk konuşmayı Şenlik Yöneticisi ve şair Haydar Ergülen yaptı. Konuşmasına “Bizim Yunus olduğuna hiç kuşku yok.” sözleriyle başlayan Ergülen, Yunus Emre’nin insan sevgisi, birlik, hoşgörü ve iyilik üzerine kurulu dünyasına dikkat çekti.
Yunus Emre’nin “Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için.” sözünü hatırlatan Ergülen, ariflerin, bilgelerin ve şairlerin insanlık adına ortak bir söz söylediğini belirtti. Yunus Emre’nin “Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni.” dizelerine de atıfta bulunan Ergülen, Bizim Yunus’un din, dil, renk, mezhep ve ırk ayrımı gözetmeden bütün insanlığa aynı gözle bakmayı öğütlediğini ifade etti.
Ergülen, Yunus Emre’nin şiirlerinde hayatın ve varlığın sevincinin önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Dağlar ile taşlar ile çağırayım Mevlam seni.” dizeleriyle insan, hayvan ve tabiat arasındaki bütünlüğe; “Biz kimseye kin tutmayız, kamu âlem birdir bize.” dizeleriyle de iyiliğe ve birliğe vurgu yaptı. Ergülen konuşmasını, “Eskişehir neşesine hoş geldiniz, neşeyle.” sözleriyle tamamladı.
*“2026 ESKİŞEHİR YILI’NDA PEK ÇOK İLKE İMZA ATMAK İSTEDİK”*
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise şenliğin açılışında yaptığı konuşmada, 2026 yılının Eskişehir’in plaka numarası olması nedeniyle “2026 Eskişehir Yılı” ilan edildiğini hatırlatarak, yıl boyunca pek çok yeni etkinliği kentle buluşturmak istediklerini söyledi.
Yunus Emre’nin Anadolu’nun yetiştirdiği en önemli bilgelerden biri olduğunu belirten Başkan Ünlüce, Yunus Emre’nin *“Gönüller yapmaya geldim.”* sözünün insan yaşamının anlamına dair çok güçlü bir mesaj taşıdığını ifade etti.
Ünlüce, *“O nedenle bu büyük düşünürün adına Eskişehir’de güzel ve iyi bir başlangıç yaparak 2026 yılında bir edebiyat şenliği düzenlemek istedik.”* dedi.
Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan yazar ve şairleri Eskişehir’de ağırlamaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Başkan Ünlüce, şehirde şiirin, edebiyatın ve sanatın konuşulacağını belirtti.
*“HAYATIMIZI SANATLA İYİLEŞTİRELİM İSTEDİK”*
Dünyada ve Türkiye’de zor günlerden geçildiğine dikkat çeken Başkan Ünlüce, sanatın insan ruhuna iyi gelen ve iyileştiren güçlü bir alan olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:
*“Dört gün boyunca bu karamsar havanın, ne yazık ki hepimizin tasvip etmediği pek çok olayın yaşandığı günlerde biraz hayatımızı sanatla iyileştirelim istedik.”*
Eskişehir’in kültür ve sanatın bütün hücrelerinde yaşadığı farklı bir şehir olduğunu ifade eden Ünlüce, şenliğe katılan sanatçıların kentin güzelliğine ve değerine değer katacağını söyledi.
*KENT EDEBİYAT ÖDÜLÜ LATİFE TEKİN’E*
Şenliğin açılış programının en özel anlarından biri ise 2026 Kent Edebiyat Ödülü takdimi oldu. Edebiyat dünyasında kendine özgü dili ve eserleriyle önemli bir yere sahip olan usta yazar Latife Tekin, Kent Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü.
Ödülünü Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin elinden alan Latife Tekin, ödül nedeniyle duyduğu heyecanı dile getirerek Başkan Ünlüce’ye ve jüri üyelerine teşekkür etti. Tekin, *“Eskişehir kentinden ödül almak çok heyecan verici gerçekten de…”* dedi ve esprili bir şekilde, *“Ben artık Eskişehirli oldum.”* ifadelerini kullandı.
Başkan Ünlüce de Latife Tekin’in ödül için ismi gündeme geldiğinde jüri üyelerinin herhangi bir tereddüt yaşamadan ve oybirliğiyle karar verdiğini belirterek, *“Siz bunu fazlasıyla hak ettiniz. Ama gerçekten bu ödülle sizi biraz Eskişehirli kabul ediyoruz artık. Daha sık geleceğinize söz verirseniz çok mutlu oluruz.” *dedi.
*GENÇ KALEMLERİN HEYECANI ŞENLİĞE RENK KATTI*
Şenlik kapsamında düzenlenen Gençlik ve Lise Edebiyat Ödülleri ile genç yazar ve şairler de ödüllendirildi. “Neşe” temasıyla düzenlenen yarışmada şiir, öykü ve deneme kategorilerinde dereceye giren gençlerin ödülleri, jüri üyeleri tarafından takdim edildi.
Genç kalemlerin eserleriyle edebiyatın geleceğine ışık tuttuğu törende, gençlerin yazma ve üretme cesareti alkışlarla desteklendi. Şenliğin programında genç edebiyatçılar için düzenlenen ödül törenlerinin yanı sıra söyleşiler ve farklı edebiyat etkinlikleri de yer aldı.
*ESKİŞEHİRLİLER EDEBİYATLA BULUŞACAK*
Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, kentin farklı noktalarında edebiyatseverleri ağırlayacak. Edebiyatın usta isimleriyle genç kalemleri bir araya getiren etkinliklerde şiir, müzik, tiyatro, söyleşi ve kitaplar Eskişehirlilerle buluşacak.
Açılış gecesi, edebiyatın ardından müziğin evrensel diliyle devam etti. Muammer Ketencoğlu ve Balkan Orkestrası, farklı coğrafyaların seslerini ve ritimlerini Eskişehir’de buluşturarak şenliğin ilk gününe neşe ve müzik kattı.
2026 Eskişehir Yılı, kentin kültür ve sanat hayatına yeni buluşmalar kazandırmaya devam ederken, Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği de Yunus Emre’nin sevgi, hoşgörü, birlik ve insanlık mesajını edebiyatın evrensel diliyle geleceğe taşımayı hedefliyor.
Odunpazarı Belediyesi, gençlerin sanat alanındaki bilgi ve deneyimlerini geliştirmelerine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda tiyatro yazarı, yönetmen ve eğitmen Özen Yula, Odunpazarı Belediye Tiyatrosu öğrencileriyle buluştu.
Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen söyleşide tiyatro yazarlığı ve yönetmenlik üzerine kapsamlı bir sohbet gerçekleştirildi. Öğrencilerin soruları üzerinden ilerleyen buluşmada Yula, tiyatro alanındaki uzun yıllara dayanan deneyimlerini genç tiyatroculara aktardı.
*TİYATRO METNİNDEN SAHNEYE UZANAN YARATIM SÜRECİ*
Bir tiyatro metninin ortaya çıkışından sahneye taşınmasına kadar geçen yaratım sürecinin ele alındığı söyleşide Yula, yazar ve yönetmenin üretim sürecindeki rollerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tiyatro yazarlığı ile rejisörlük arasındaki ilişkiyi farklı yönleriyle anlatan Yula, kendi çalışmalarından örnekler üzerinden öğrencilerin sorularını yanıtladı.
Yula, tiyatro üretiminin yalnızca metnin yazılmasıyla sınırlı olmadığını, metnin sahneyle buluşması sürecinde farklı yaratıcı unsurların bir araya geldiğini anlattı. Genç tiyatrocuların merak ettiği konulara kendi deneyimleri üzerinden yanıt veren Yula, öğrencilerin tiyatroya farklı bakış açıları geliştirmesine katkı sağladı.
*JAPONYA’DAN AVRUPA VE AMERİKA’YA UZANAN DENEYİM*
Söyleşinin dikkat çeken bölümlerinden biri de Özen Yula’nın farklı ülkelerde gerçekleştirdiği tiyatro çalışmalarına ilişkin paylaşımları oldu. Japonya’da sahnelenen çalışmalarından Avrupa ve Amerika’daki tiyatro deneyimlerine kadar uzanan farklı süreçleri öğrencilerle paylaşan
Yula, uluslararası tiyatro üretimine ilişkin gözlemlerini aktardı.
Öğrenciler, farklı ülkelerde gerçekleştirilen tiyatro çalışmalarının üretim süreçlerini dinleme, farklı kültürlerdeki tiyatro anlayışlarını tanıma ve kendi tiyatro çalışmalarına ilişkin yeni bakış açıları kazanma fırsatı buldu.
Eskişehir doğumlu olan Özen Yula; tiyatro yazarlığı ve yönetmenliğinin yanı sıra farklı eğitim kurumlarında yazarlık, reji ve oyunculuk alanlarında çalışmalar yürüttü. Oyunları farklı dillere çevrilen Yula’nın eserleri dünyanın farklı ülkelerinde sahnelendi.
Odunpazarı Belediye Tiyatrosu öğrencilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen söyleşi, genç tiyatrocuların yazarlık ve rejisörlük alanındaki bilgi ve deneyimlerini geliştirmelerine katkı sağlayan verimli bir buluşma oldu.
Katılımcılar, çocukluklarından taşıdıkları anılardan ve geçmişin renklerinden ilham alarak atık lastikleri yeniden tasarladı. Rengârenk boyanan lastikler, çiçek ve bitkilerle buluşturularak yaşayan bir bahçenin parçasına dönüştürüldü.
İleri dönüşüm, doğayla buluşma ve kuşaklar arası paylaşım temalarının öne çıktığı atölyede katılımcılar, bir yandan yaratıcılıklarını ortaya koyarken diğer yandan geçmişe ait güzel anılarını yeniden hatırlama fırsatı buldu.
Her bir lastiğin bir çocukluk anısına, her bir çiçeğin ise yeni bir başlangıca dönüştüğü çalışmada, birlikte üretmenin ve paylaşmanın mutluluğu yaşandı.
ESMEK, üretmenin, paylaşmanın ve birlikte öğrenmenin gücünden hareketle farklı yaş gruplarını bir araya getiren çalışmalarını sürdürerek sosyal dayanışmayı ve kuşaklar arası etkileşimi güçlendirmeye devam ediyor.