sakarya escort belek escort adana escort antalya escort ankara escort aydın escort bursa escort gaziantep escort istanbul escort samsun escort balıkesir escort mersin escort konya escort eskişehir escort izmir escort sınav analizi denizli vip transfer kocaeli escort malatya escortmaltepe escort muğla escort manisa escort sivas escort tekirdağ escort tokat escort uşak escort yalova escort yozgat escort trabzon escort afyon escort aksaray escort amasya escort ardahan escort artvin escort bartın escort bayburt escort bolu escort burdur escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort edirne escort elazığ escort erzurum escort erzincan escort kırşehir escort van escort zonguldak escort giresun escort gümüşhane escort hakkari escort ığdır escort ısparta escort kahramanmaraş escort karabük escort karaman escort kars escort kastamonu escort kırklareli escort kütahya escort nevşehir escort niğde escort ordu escort osmaniye escort rize escort şanlıurfa escort siirt escort sinop escort şırnak escort tunceli escort yozgat escort tokat escort tekirdağ escort kütahya escort balıkesir escort aydın escort edirne escort sivas escort uşak escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort vergi konseyi görüntülü sohbet urla siyaset haberleri ankara magazin istanbul magazin yalova magazin kütahya magazin elazığ magazin adıyaman magazin tokat magazin sivas magazin batman magazin erzurum magazin afyon magazin malatya magazin ordu magazin trabzon magazin mardin magazin eskişehir magazin denizli magazin muğla magazin van magazin aydın magazin tekirdağ escort balıkesir magazin samsun magazin kayseri magazin manisa magazin hatay magazin diyarbakır magazin mersin magazin kocaeli magazin gaziantep magazin konya magazin sakarya magazin antalya magazin bursa magazin izmir magazin istanbul otomobil fiyatları istanbul ekonomi istanbul eğitim istanbul seyahat istanbul gezi rehberi antalya alışveriş merkezleri antalya ticaret
DOLAR 49,20310,03%
EURO 55,26320,33%
ALTIN 6.545,720,66
BITCOIN 4070626-1.7592%
Eskişehir
15°

PARÇALI AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Tarihi Eserin Lansmanı Yapıldı. Van TSO’dan Van Gölü’ne Kalıcı Miras: “Ekolojik Değeri” Kitap Oldu
  • Medya26
  • Gündem
  • Tarihi Eserin Lansmanı Yapıldı. Van TSO’dan Van Gölü’ne Kalıcı Miras: “Ekolojik Değeri” Kitap Oldu

Tarihi Eserin Lansmanı Yapıldı. Van TSO’dan Van Gölü’ne Kalıcı Miras: “Ekolojik Değeri” Kitap Oldu

ABONE OL
Ekim 7, 2026 20:42
Tarihi Eserin Lansmanı Yapıldı. Van TSO’dan Van Gölü’ne Kalıcı Miras: “Ekolojik Değeri” Kitap Oldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL
" />

Van TSO M. Rifat Hisarcıklıoğlu Salonu’nda gerçekleşen lansman programına; Van TSO Yönetim Kurulu, Meclis Üyeleri, Oda Organ Üyeleri, Dışişleri Bakanlığı Van Temsilcisi Büyükelçi Sayın Emre Karagöl, Van OSB Başkanı Memet Aslan, DAKA Genel Sekreteri Mehmet Emin Çakay, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı ve Kitabın Editörü Prof. Dr. Suvat Parin, Ankara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Abdulmenaf Turan, kitabın yazarları olan akademisyenler, Sivil Toplum Örgütü temsilcileri, meslek odası başkanları, öğrenciler ve çok sayıda kişi katıldı.

PARİN: VAN TSO’YA TEŞEKKÜR EDERİM

Lansmanın Moderatörlüğünü yapan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı ve Kitabın Editörü Prof. Dr. Suvat Parin şunları söyledi: “Eskiden bölgede çocuklar doğardı, çocukların kimlikleri olmazdı, belli bir süreye kadar. İşte dede veya baba köyden şehre indikten sonra kimlikleri çıkartılırdı. Bu bir, iki hatta bazen üç yıl sürerdir. Van Gölü’nün de böyle bir hikayesi olduğu kanaatindeyim. 600 bin yıllık bir değerin kimliğini Sayın Necdet Takva sahiplendi. Ben kendisine ve Van TSO’ya çok teşekkür ediyorum.”

TAKVA: BİZİM İÇİN GURUR VERİCİ BİR GELİŞME

Programda bir açılış konuşması yapan Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva ise, “Bugün aramızda Dışişleri Bakanlığı Van Temsilcisi Büyükelçi Sayın Emre Karagöl var. Uzun yıllar talep ettiğimiz bir temsilcilikti. Van’da mukim bir büyükelçimiz var artık. Bu bizim için gurur verici bir gelişme. Kendisine de samimiyetle şehirle kurduğu bağ açısından çok teşekkür ediyorum. Bu aramızda; değerli hocalarım var, sivil toplum kuruluşlarının değerli temsilcileri var, Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu var, meslek odalarımızın başkanları var, kıymetli hanımefendiler var, beyefendiler var.” Dedi.

Takva konuşmasını şöyle sürdürdü: “Van Gölü bizim için yalnızca bir göl değildir. O; bu coğrafyanın hafızası, ekonomisi, kültürü, yaşam kaynağı ve en önemli doğal mirasıdır. Binlerce yıllık geçmişiyle Van Gölü, bugün bize emanet edilmiş eşsiz bir değerdir. Van Ticaret ve Sanayi Odası olarak yıllardır bu emanete sahip çıkmayı yalnızca bir çevre meselesi değil, aynı zamanda bir şehir ve gelecek meselesi olarak görüyoruz. Van Gölü’nün korunması, bilimsel olarak araştırılması, tanıtılması ve sürdürülebilir biçimde gelecek kuşaklara aktarılması konusunda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye çalışıyoruz. Bugün tanıtımını yaptığımız “Türkiye’nin Ekolojik Değeri Van Gölü” kitabı da bu anlayışın bir ürünüdür. Bu çalışma, Van Gölü’nü yalnızca doğal güzelliğiyle değil; ekolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel bütünlüğü içerisinde ele alıyor.”

TAKVA: HEDEFİMİZ MASMAVİ BİR VAN GÖLÜ BIRAKMAK

Kitabın önemine değinen Takva, “Bu eserin en önemli özelliği, Van Gölü’nün geleceğine dair ortak akla ve bilimsel bilgiye katkı sunmasıdır. Çünkü biz biliyoruz ki Van Gölü’nü korumak, yalnızca bugünü değil, çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceğini korumaktır. Bizim hedefimiz çok açık: Gelecek kuşaklara yalnızca anlatabileceğimiz bir Van Gölü değil, görebilecekleri, yaşayabilecekleri ve gurur duyabilecekleri masmavi bir Van Gölü bırakmak. Bu değerli eserin Van Gölü’nün korunmasına ve sahiplenilmesine katkı sunmasını diliyorum.” Şeklinde konuştu.

EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR

Başkan Takva konuşmasını kitabın yazarlarına teşekkür ederek tamamladı: “Bu vesileyle eserin hazırlanmasına katkı sunan başta editörümüz Prof. Dr. Suvat Parin olmak üzere; Çetin Yeşilova’ya, Orhan Deniz’e, Numan Ertaş’a, Faruk Alaeddinoğlu’na, Funda Altan Aydın’a, Fazıl Şen’e, Ataman Altuğ Atıcı’ya, Baran Nar’a, Güenter Landmann’a, Yıldırım Güngör’e, Yahya Çiftçi’ye, Evrim Altun’a, Erkan Konyar’a, Şemsihan Kaya’ya, Mehmet Işıklı’ya, Serkan Gündüz’e, Gulan Ayaz’a, Abdulaziz Kardaş’a, Ezgi Ergun’a, Menaf Turan’a, Sayın Metin Eren’e, Ergin Sarı’ya, Fatih Canata’na, Erdal Yıldız, Ahmet Baydar, Nevzat Argun, Gülfem Dursun, Nurcan Çağman, Sezai Özden, Mehtap Bayraktar Asiltürk ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”

TURAN: YA VAN GÖLÜ OLMAZSA

Açılış konuşması yapan Ankara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Abdulmenaf Turan, “Ben gelirken yolda şunu düşündüm; Ya şimdi bir şeyin değerini onun yokluğuyla ölçersiniz. Ailede sevdiğiniz birisi vefat ettiğinde onun yokluğunu hissedersiniz, o nasıl bir acı bırakır bilirsiniz. Yani Van Gölü olmazsa Van nedir diye bir soruyla aslında başlamak lazım. Yani Van Gölü’nü Van’ın kenarından, Bitlis’in kenarından çıkardığımız zaman ortada bize ne kalacak sorusunu sorduğumuzda aslında neden onu korumamız gerektiğine de çok rahatlıkla cevap verebiliriz.” Dedi.

Turan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dolayısıyla bu hani Van Gölü için “Gölün ekolojik değeri” diyoruz, Suat Hocam, Van Gölü aslında ekolojik değerin ötesinde bir yaşam döngüsünü ortaya koyuyor. Mesela balık olmayacak. Yani çok basit bir şey. Yani ekonomik açıdan da bakmıyorum. Van Gölü’nde zıplayan balıklarımız olmayacak. İşte Van Gölü’nün kıyısında büyüyen insanların neşesi artık olmayacak ki kuruyan göller gördük. Mesela Kırşehir’e gittiğimizde bir gölün öbür tarafına kadar arabayla geçebilmiştik ve bir dönem orada yaşayan bir ekosistemin nasıl yok olduğunu görünce insanlar gerçekten de silkeleniyor. Bu yüzden Van’la ilgili “Van’ı koruyalım, gölümüzü koruyalım” falan demeye gerek yok. Yani Van Gölü’nün olmadığı durumda “Biz ne yaparız?” sorusunu sorup bence meseleye öyle başlamak lazım. Bugün aslında kitabın da bence temel sorusu bu olmalı ve bu durumda yokluğunda bir Van Gölü hayal edip Van Gölü etrafındaki yaşamımızı bence öyle kurmamız gerekiyor.”

TURAN: VAN GÖLÜ DİPLOMASİSİ ATAĞINI BAŞLATALIM

Turan konuşmasını şöyle tamamladı: “Son zamanlarda bir konu çok gündeme geldi. Bence yeni bir çalışma başlatmak gerekiyor ve Van Gölü diplomasisi atağına başlamak lazım. Yani Van Gölü’yle biz anlatabiliriz. Van Gölü’nü sadece işte bu Van Gölü havzasındaki illerin bir şeyi olarak değil, Van Gölü’nü dünya açısından taşımış olduğu değer üzerinden belki de anlatmak lazım. Bu da bize bir Van Gölü diplomasisi yapma imkanı sunuyor ve birlikte bence bugün öyle bir diplomasi ile en azından bu kitabımızda taçlandıralım diyorum.”

KİTAP HAKKINDA SUNUM YAPILDI

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı ve Kitabın Editörü Prof. Dr. Suvat Parin kitabın yazımı ve detayları hakkında bir sunum gerçekleştirdi. Parin, “Şimdi bu kitap üzerine çalışırken daha sonra biriken birtakım şeyler oldu. Biz Van’ı genel olarak işte kahvaltının başkenti olarak görüyoruz. Ancak biraz yakından baktığımızda Van’ın su varlıklarını böyle bir listelediğimde –yani coğrafyacı değilim, belki gözden kaçırdıklarım da olabilir– fakat şu listeye baktığınızda Van aslında bir su şehri olduğunu görebiliriz. Yani Van Gölü, Erçek Gölü, Sıhke Gölü, Keşiş Gölü, Çalıyan Gölü, Muradiye Şelalesi, Kanispi Şelalesi, Bahçesaray Suyu, Dönemeç Şelalesi, işte Bendimahi Çayı, Zilan Çayı, Deli Çay. Bu liste uzayıp gidiyor. Muhtemelen dediğim gibi gözden kaçırdığım birtakım su kaynakları daha var. Bu fotoğraf Van’ın bir su şehri olduğunun aslında yeterli kanıtı olduğu kanaatindeyim.” İfadelerini kullandı.

PARİN: VAN BİR SU ŞEHRİDİR

Parin şöyle devam etti: “Bu fotoğraf bize şunu diyor: Evet, Van’da su kaynakları çoktur. Van bir su şehridir. Fakat su şehri özelliği kazanıncaya kadar tarihsel süreçteki deneyimlere ve pratiklerimize baktığımızda aslında burada da epey tarihsel açıdan zengin bir geçmişi var. Yani 3 bin yıl önce 52 kilometre uzaklıktan bir su mühendisliği harikası olan Menua Kanalı yapılıyor, Şamran Kanalı dediğimiz. Yine 3 bin yıl önce Erek Dağı’nın işte 2 bin 500 rakımlı bir lokasyonundan yapay bir gölet inşa ediliyor, 3 bin yıl önce. Tariria Bahçesi var, yine bu gelen suyla, göle nazır inşa edilen bir yer. 10. yüzyılda Akdamar Adası bir eğitim, bir yaşam merkezi olarak inşa ediliyor, yani gölle ilintili olarak söylüyorum. Kalecik, Toprakkale, Tuşba, Çavuştepe ve Edremit tarihsel süreçte baktığımızda bir amfitiyatro gibi. Yani gölü seyretmeye dönük lokasyonlar, yerleşim alanları olarak inşa ediliyor. 12. yüzyılda Selçuklular Ahlat’ı, denize nazır Ahlat’ı başkent yapıyor. 16. yüzyılda gerçekten bu beni çok çarpıtıyor, 16. yüzyılda Feqiyê Teyran, bu toprakların bir çocuğu, suyla konuşuyor. Onun Awu Av diye bir su kasidesi var. Burada hayatın kaynağını su olarak görüyor. Suyla kurulan bir diyalog var, suyla kurulan bir dil var. Bu anlamda zengin bir geçmişimiz var. 19. yüzyılda Batılı seyyahların Van anlatısı var. Burada çok sayıda yelkenli gemiden söz ediyor. Burada işte sodanın ticari bir emtia olarak kullanıldığından söz ediyor. İşte Van balığının dışarıya ihraç edildiğinden söz ediyor. Bu anlamda suyla kurduğumuz bir su şehri olması hasebiyle çok güçlü bir ilişkimizin olduğunu söyleyebiliriz.”

Açılış konuşmalarının ardından programa katılan kitabın yazarları; Prof. Dr. Orhan Deniz, Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, Prof. Dr. Fazıl Şen, Prof. Dr. Mehmet Işıklı, Prof. Dr. Abdulaziz Kardaş, Prof. Dr. Metin Eren, Doç. Dr. Çetin Yeşilova, Doç. Dr. Numan Ertaş ve Doç. Dr. Gulan Ayaz kitaptaki yazıları hakkında birer konuşma gerçekleştirdi.

Program; “Türkiye’nin Ekolojik Değeri Van Gölü Kitabı”nın takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r