sakarya escort belek escort adana escort antalya escort ankara escort aydın escort bursa escort gaziantep escort istanbul escort samsun escort balıkesir escort mersin escort konya escort eskişehir escort izmir escort sınav analizi denizli vip transfer kocaeli escort malatya escortmaltepe escort muğla escort manisa escort sivas escort tekirdağ escort tokat escort uşak escort yalova escort yozgat escort trabzon escort afyon escort aksaray escort amasya escort ardahan escort artvin escort bartın escort bayburt escort bolu escort burdur escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort edirne escort elazığ escort erzurum escort erzincan escort kırşehir escort van escort zonguldak escort giresun escort gümüşhane escort hakkari escort ığdır escort ısparta escort kahramanmaraş escort karabük escort karaman escort kars escort kastamonu escort kırklareli escort kütahya escort nevşehir escort niğde escort ordu escort osmaniye escort rize escort şanlıurfa escort siirt escort sinop escort şırnak escort tunceli escort yozgat escort tokat escort tekirdağ escort kütahya escort balıkesir escort aydın escort edirne escort sivas escort uşak escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort vergi konseyi görüntülü sohbet urla siyaset haberleri ankara magazin istanbul magazin yalova magazin kütahya magazin elazığ magazin adıyaman magazin tokat magazin sivas magazin batman magazin erzurum magazin afyon magazin malatya magazin ordu magazin trabzon magazin mardin magazin eskişehir magazin denizli magazin muğla magazin van magazin aydın magazin tekirdağ escort balıkesir magazin samsun magazin kayseri magazin manisa magazin hatay magazin diyarbakır magazin mersin magazin kocaeli magazin gaziantep magazin konya magazin sakarya magazin antalya magazin bursa magazin izmir magazin istanbul otomobil fiyatları istanbul ekonomi istanbul eğitim istanbul seyahat istanbul gezi rehberi antalya alışveriş merkezleri antalya ticaret
DOLAR 44,6304 0.11%
EURO 52,5769 0.46%
ALTIN 6.811,84-0,26
BITCOIN 32453701.31758%
Eskişehir

AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Sadece apartman değil, esnafın ekmek teknesi de yıkıldı

Sadece apartman değil, esnafın ekmek teknesi de yıkıldı

ABONE OL
Nisan 9, 2026 07:00
Sadece apartman değil, esnafın ekmek teknesi de yıkıldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL
" />

Eskişehir’in en işlek caddelerinden birinde gerçekleştirilen bina yıkımı, bölge esnafını isyan ettirdi. Yolun kapatılması nedeniyle kepenk kapatmak zorunda kalanların yanı sıra bazı esnafın ise ekmek teknesi yıkım sebebiyle zarar gördü.

Deliklitaş Mahallesi’nde gerçekleştirilecek 8 katlı bina yıkımı çalışmaları nedeniyle İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi’nin İki Eylül Caddesi ile Deliklitaş Caddesi arasında kalan bölümü ulaşıma kapatıldı. Bu olay sebebiyle cadde üzerinde dükkânları bulunan bazı esnaf ’Ekmek teknelerini’ kapatmak zorunda kalırken, bazı esnafın dükkânı ise yıkım sırasında zarar gördü. Bu durum karşısında belediyelerden ve müteahhitlerden herhangi bir muhatap bulamadığını iddia eden cadde esnafı, eve ekmek götürmekte zorlandıklarını belirtti.

Cadde hem araç hem de insan trafiğine kapandı

Yıkım esnasında oluşan inşaat atığı sebebiyle normalde şehrin en işlek caddelerinden biri olan İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi’nde trafik tamamen durdu. Bu durum sadece yıkım bölgesinde olan esnafı değil, cadde üzerinde bulunan tüm esnafı etkiledi. Ayrıca bu durum çevre bölgelerde insan ve araç trafiğinin artmasına sebep oldu.

“Bana ’Kutulu ürünlerin tozunu alalım, yine satın’ dediler”

Yıkımın olduğu alanda iki dükkânı olan ve bunlardan birinin zarar görmesi sonucu yetkililerle iletişime geçtiğinde kendisine gülerek cevap verildiğini anlatan Kübra Ceylan, şu ifadeleri kullandı:

“Üç gündür yıkım ekibiyle beraber gerçekten ciddi bir mücadele veriyorum. Az önce dükkânımın resmen yıkılışını ve enkaz oluşunu gözlerimin önünde izledim. Gerçekten bütün ürünler zarar gördü ve hâlâ kendime bir muhatap bulamıyorum. Yıkım ekibi olsun, yeni yapılacak binanın müteahhitleri olsun; sadece ’Duvarı örelim, tekrar devam edelim’ derdindeler. Allah rızası için sesimizi duymanızı istiyorum. Ben kimseden sadaka istemiyorum; ben bu dükkânı emek emek var ettim. Bu dükkânda çocuğumu elektrikli battaniyeye sarıp oturttum. Ben bir kadınım ve bu dükkânı tırnaklarımla kazıdım. Şu an enkazını izlemek beni gerçekten çok yıpratıyor. Onları defalarca uyardım ama yıkım ekibi bana hep gülerek cevap verdi. Beni muhatap almadılar, emeklerimi önemsemediler. Üç gündür dükkânım kapalı olduğu için zaten çok ciddi bir ciro kaybım var. Ben burada küçük bir esnafım ve tırnaklarımla kazıdığım emeklerim şu anda yok oldu. Üstelik hâlâ bana ’Kutulu ürünlerin tozunu alalım, yine satın’ diyorlar. Böyle bir şey olamaz. Üç gündür dükkânımı açamadığım gibi bu enkazın gözlerimin önünde oluşması çok acı bir durum. Yıkım ekibine defalarca söyledim; sanki bu kaçınılmaz sonu hissetmiş gibi ’Yavaş girin, dikkatli olun’ dememe rağmen, kepçenin üzerindeki adam dükkânın yıkıldığını görmesine rağmen ’Ben bu kepçeden inemem’ dedi. Hâlâ dertleri ’Duvarı örelim, devam edin’ demek. Ben bu kutulu ürünlerin tozunu alıp nasıl satabilirim. Ben ikinci elci değilim ki. Bu ürünleri bu şekilde satamam. Kendilerinin Allah korkusu veya kuldan utanması yok belki ama ben yapamam; bu vebaldir. Müşteriye bu ürünleri bu şekilde satamam.”

“Bir Allah’ın kulu bizimle iletişime geçmedi”

Yıkım sebebiyle iş yerini kapatmak zorunda kaldığını anlatan Emre Özden, “Şimdi bizim derdimiz bu binanın yıkımı değil. Bu binanın zaten yıkılacağını biliyorduk ve bunu baştan kabul ettik. Fakat binanın bu şekilde yıkılacağını bize kimse söylemedi. Yani caddenin bu şekilde kapanacağını; yıkımın bu kadar önlemsiz, güvenliksiz ve gelişigüzel yapılacağını kimse söylemedi. Burada görebilirsiniz, biz burada esnafız. Yan yana iki üç tane dükkânımız var. Arkadaşım, dükkânı da gösterebilirsin. Kepenk kapalı, önünde demirler ve tahtalar var; tentemi açamıyorum, içeri giremiyorum. Bizim sıkıntımız; dükkân kiramızı ödeyemedik. Kredimiz ve borcumuz var; her şeyden önce geçindirmek zorunda olduğumuz bir ailemiz var. Bizim kapalı olduğumuz günler ekmek paramızdan gidiyor. Bu zararları kimin karşılayacağını bilmiyoruz. Yıkım şirketine gidiyoruz, yüzümüze bakan yok. Müteahhide gidiyoruz, suçu yıkım şirketine atıyor. Yıkım şirketi müteahhide atıyor; müteahhit ise belediyeye atıyor. Muhtara gidiyoruz, o da kaymakama atıyor. Biz kime gideceğimizi şaşırdık. Bu şartlarda bu yıkım olmaz. Bizim zararımızı kim karşılayacak, biz kime gidelim, nasıl bir yol izleyelim bilmiyoruz. Bir Allah’ın kulu bizimle iletişime geçmedi. Yıkımcı burada, onunla konuşuyoruz; ’Ben ne yapabilirim hemşerim’ diyor, ’Belediyeden izin aldım’ diyor, ’Müteahhide gideceksin’ diyor. Müteahhide gidiyoruz; o da ’Ben işi yıkımcıya verdim kardeşim. Ben ne yapabilirim, hanginizle ilgilenebilirim’ diyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Mahalle muhtarına mı gidelim yoksa aramızda para mı toplayalım; biz bunu anlamadık. Biz bize dükkân verin demedik; sadece çoluğumuza çocuğumuza götüreceğimiz ekmek paramızı istedik” şeklinde konuştu.

“Yeni evlendim, evime ekmek götüremiyorum”

Esnaf Harun Avcı ise, dükkânını açtığı ilk günü kapatmak zorunda kaldığını anlattı. Harun Avcı ise, “6 Nisan Pazartesi günü ’Bismillah’ deyip dükkânımı açtım ama sabah geldiğimde karşılaştığım manzara buydu. Üç gündür kapalıyım. Ne bankacılar gelebiliyor ne de pos cihazı alabiliyorum. Müşterilerim arıyor, ama hiçbir şekilde görüşme sağlayamıyorum. Yaya yolunu kapattılar; üç gündür burada fazlasıyla mağduruz. Bununla ilgili muhatap bulamıyoruz. Müteahhide gidiyoruz; ’Yüklenici firmaya gidin’ diyor. Yıkım firmasına gidiyoruz; onlar ’Müteahhide gidin’ diyor. O da ’Belediyeye gidin’ diyor. Hepsine ulaştık ama kimse bize bir çözüm üretmiyor. Biz burada kira, stopaj ve vergi ödüyoruz; bunlar şu an hep cebimizden gidiyor. Yeni evlenmişim ama evime ekmek götüremiyorum. Bu durumdan çok muzdaribiz. En yetkili kimse gelip burada bir açıklama yaparsa ve bize yardımcı olursa tek isteğimiz budur” dedi.

“Bana ’Kutulu ürünlerin tozunu alalım, yine satın’ dediler”

Yıkımın olduğu alanda iki dükkânı olan ve bunlardan birinin zarar görmesi sonucu yetkililerle iletişime geçtiğinde kendisine gülerek cevap verildiğini anlatan Kübra Ceylan şu ifadeleri kullandı:

“Üç gündür yıkım ekibiyle beraber gerçekten ciddi bir mücadele veriyorum. Az önce dükkânımın resmen yıkılışını ve enkaz oluşunu gözlerimin önünde izledim. Gerçekten bütün ürünler zarar gördü ve hâlâ kendime bir muhatap bulamıyorum. Yıkım ekibi olsun, yeni yapılacak binanın müteahhitleri olsun; sadece ’Duvarı örelim, tekrar devam edelim’ derdindeler. Allah rızası için sesimizi duymanızı istiyorum. Ben kimseden sadaka istemiyorum; ben bu dükkânı emek emek var ettim. Bu dükkânda çocuğumu elektrikli battaniyeye sarıp oturttum. Ben bir kadınım ve bu dükkânı tırnaklarımla kazıdım. Şu an enkazını izlemek beni gerçekten çok yıpratıyor. Onları defalarca uyardım ama yıkım ekibi bana hep gülerek cevap verdi. Beni muhatap almadılar, emeklerimi önemsemediler. Üç gündür dükkânım kapalı olduğu için zaten çok ciddi bir ciro kaybım var. Ben burada küçük bir esnafım ve tırnaklarımla kazıdığım emeklerim şu anda yok oldu. Üstelik hâlâ bana ’Kutulu ürünlerin tozunu alalım, yine satın’ diyorlar. Böyle bir şey olamaz. Üç gündür dükkânımı açamadığım gibi bu enkazın gözlerimin önünde oluşması çok acı bir durum. Yıkım ekibine defalarca söyledim; sanki bu kaçınılmaz sonu hissetmiş gibi ’Yavaş girin, dikkatli olun’ dememe rağmen, kepçenin üzerindeki adam dükkânın yıkıldığını görmesine rağmen ’Ben bu kepçeden inemem’ dedi. Hâlâ dertleri ’Duvarı örelim, devam edin’ demek. Ben bu kutulu ürünlerin tozunu alıp nasıl satabilirim. Ben ikinci elci değilim ki. Bu ürünleri bu şekilde satamam. Kendilerinin Allah korkusu veya kuldan utanması yok belki ama ben yapamam; bu vebaldir. Müşteriye bu ürünleri bu şekilde satamam.”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r