08 Şubat 2026 Pazar
En fazla kızaran takım Antalyaspor! Tam 5 futbolcu....
Mülk Sahipleri Dikkat!: Kira Beyannamesinde Son Günler
Keçiören Belediye Başkanı Özarslan’dan CHP’ye istifa kararı
Balıkesir’deki 6.1’lik deprem Eskişehir’de de hissedildi: Vatandaşlar panikle sokağa çıktı
İYİ Parti Eskişehir’den Açıklama: Bu Kişinin Partimizle En Ufak Bir İlgisi Yok
Suikastla Öldürülen Tek Başbakan: Nihat Erim
Keçiören’in CHP’li belediye başkanı olarak görev yapan Özarslan, ilçeye yapılması planlanan yatırımlar için yürüttüğü temasların parti içinde farklı bir algı oluşturmak amacıyla kullanıldığını öne sürdü. Açıklamasında, bu süreç nedeniyle parti üyeliğini sonlandırdığını belirterek, “Bu çerçevede, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum” ifadelerine yer verdi.
Özarslan ayrıca, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den kendisine yönelik hakaret içerdiğini iddia ettiği WhatsApp mesajları gönderildiğini savundu. Açıklamasında, bir genel başkanın belediye başkanına küfür edip edemeyeceğini, ailevi değerlere yönelik hakaret ve tehditte bulunup bulunamayacağını sorgulayan Özarslan, özellikle ailesini hedef aldığını öne sürdüğü mesajların kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
CHP seçmenine saygı ve sevgisinin sürdüğünü vurgulayan Özarslan, buna rağmen artık CHP çatısı altında görev yapmasının mümkün olmadığını ifade etti.
Adil Kurban, idari kariyerine 2002 yılının Eylül ayında Adıyaman’ın Besni ilçesinde Başhekim ve Sağlık Grup Başkanı olarak başladı. Göreve başladığı dönemde hastanenin temel tıbbi ekipmanlardan yoksun olduğunu belirten Kurban, kapsamlı bir finansal analiz yaparak kurumda israfı durdurdu.
Yaklaşık 7 aylık görev süresinde hastanenin yatak kapasitesinden laboratuvar altyapısına kadar birçok alanda yenileme gerçekleştirildi. Daha önce sınırlı test yapılabilen laboratuvar, ELISA testlerinin de uygulanabildiği donanımlı bir yapıya kavuşturuldu. Çalışanların ödenmeyen 9 aylık ek ödemelerinin yatırılması sağlandı.
Bu dönemde Sağlık Bakanlığı’na sunulan Mobil Sağlık Hizmeti projesi, ilerleyen yıllarda aile hekimliği sistemindeki mobil uygulamalara temel oluşturdu. Kurban ayrıca Halk Sağlığı Laboratuvarı’nı devreye alarak Besni’ye bağlı 320 köyün su analizlerini yaptırdı. Yapılan incelemelerde suların büyük bölümünün enfekte olduğu belirlenince alınan önlemlerle bölgede çocukları tehdit eden ishal salgınlarının önüne geçildi.
Kandıra’da örnek uygulamalar
Kurban’ın 2009-2014 yılları arasında görev yaptığı Kandıra M. Kazım Dinç Devlet Hastanesi dönemi de dikkat çeken uygulamalara sahne oldu. Bu süreçte Türkiye’de ilk kez uygulanan “Muhtaç Hasta Bakım Protokolü” hayata geçirildi. İhtiyaç sahibi hastaların kişisel bakım ve kıyafet gereksinimleri hastane tarafından karşılandı.
Mali açıktan devralınan hastanede kaçakların önlenmesiyle kurum kısa sürede mali dengeye kavuştu ve borçların geri ödenmesi sağlandı. Hastaneye ileri düzey tıbbi cihazlar kazandırıldı, başka merkezlerde aylar sonrasına verilen EMG ve sinir testleri aynı gün yapılabilir hale getirildi.
Teknolojik altyapıda da yenilikler uygulandı. Web saldırılarına karşı korumalı sistemler ve evrak kaybını önleyen elektronik yönetim yazılımı devreye alındı. Kurulan görev takip sisteminin, ilerleyen yıllarda geliştirilen merkezi yazılımlara öncülük ettiği ifade edildi.
Kandıra’da açılan semt polikliniğiyle sahil bölgesine acil sağlık hizmeti ulaştırıldı. Daha önce her yıl ortalama 15 boğulma vakasının yaşandığı bölgede, bu hizmetin ardından can kaybı yaşanmadığı bildirildi.
Tecrübenin sendikal alana yansıması
Sağlık yöneticiliği döneminde edinilen saha tecrübesinin bugün sendikal çalışmalara yön verdiği belirtiliyor. Uzm. Dr. Adil Kurban liderliğindeki Hekimsen, hekimlerin özlük hakları, malpraktis güvencesi ve mesleki geleceklerine ilişkin düzenlemeler konusunda faaliyetlerini sürdürüyor.
Kurban’ın geçmişte yürüttüğü idari uygulamalar, sağlık yönetimi ve sendikal mücadele bağlamında referans gösterilmeye devam ediyor.
Pezeşkiyan, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, Umman’da gerçekleştirilen İran-ABD müzakerelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı, bölgedeki dost hükümetlerin girişimleriyle yapılan temasların ilerleme anlamına geldiğini ifade etti.
Anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesinde Tahran’ın temel stratejisinin diyalog olduğunu belirten Pezeşkiyan, nükleer konudaki tutumlarının Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’nda (NPT) yer alan haklara dayandığını vurguladı. İran halkının saygıya saygıyla karşılık verdiğini söyleyen Pezeşkiyan, baskı ve güç dilini kabul etmeyeceklerini dile getirdi.
İran ile ABD arasındaki nükleer görüşmeler, Haziran 2025’te İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından kesintiye uğramış, daha sonra Umman’da yeniden başlamıştı. Temaslar, Washington ile Tahran arasında gerilimin yükseldiği ve ABD’nin bölgede askeri varlığını artırdığı bir dönemde yapılmıştı.
Müzakerelerde İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlık ederken, ABD tarafını Başkan Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff temsil etti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de Maskat’taki görüşmelerin, tarafların süreci sürdürme konusunda mutabakata varmasıyla sona erdiğini açıklamıştı.



Tüketici sağlığının korunması ve piyasada adil ticaret ortamının sürdürülebilmesi hedefiyle Kars Tarım İl Müdürlüğü ile İl Ticaret Müdürlüğü ekipleri, koordineli bir şekilde işletmelere yönelik ortak denetimlerini kararlılıkla sürdürüyor.
Gerçekleştirilen denetimler kapsamında özellikle gıda üretim ve satış noktaları, marketler, kasaplar, fırınlar, pastaneler ve toplu tüketim alanları mercek altına alınıyor. Ekipler tarafından yapılan kontrollerde; gıda güvenliği, hijyen koşulları, ürün etiket bilgileri, izlenebilirlik sistemleri ve fiyat etiketleri başta olmak üzere birçok başlık detaylı biçimde inceleniyor.
Denetimlerde ürünlerin son kullanma tarihleri, saklama koşulları, içerik bilgileri ile işletmelerin temizlik standartlarına uygunluğu titizlikle kontrol edilirken, tüketicinin doğru bilgilendirilmesi amacıyla fiyat etiketleri ile kasa fiyatlarının uyumu da denetimlerin önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Yetkililer, Ramazan ayı öncesinde artan tüketim yoğunluğu nedeniyle fırsatçılığın önüne geçmek ve vatandaşların güvenli alışveriş yapabilmesini sağlamak için denetimlerin aralıksız süreceğini belirtti. Mevzuata aykırı faaliyet gösterdiği tespit edilen işletmelere ise gerekli idari yaptırımların gecikmeksizin uygulandığı vurgulandı.
Ayrıca vatandaşlardan da alışveriş sırasında karşılaştıkları olumsuzlukları ilgili kurumlara bildirmeleri istenirken, kamu kurumlarının iş birliği içerisinde yürüttüğü bu çalışmaların Ramazan ayı boyunca da devam edeceği ifade edildi. Yapılan açıklamalarda temel hedefin hem tüketici haklarını korumak hem de dürüst esnafı desteklemek olduğu kaydedildi.
Meşal, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 17. El Cezire Forumu’nun ikinci gününde gerçekleştirilen özel oturumda konuştu. Gazze’deki tabloya değinen Meşal, ateşkese rağmen acıların ve ihlallerin sona ermediğini, Batı Şeria’da da baskıların sürdüğünü ifade etti.
Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze’nin yeniden imarı ve mevcut sorunların çözümü için yoğun bir siyasi temas yürüttüğünü belirten Meşal, Filistin meselesinde kalıcı bir çözüm gerektiğini vurguladı. Filistin devletinin tanınmasını olumlu bir adım olarak değerlendiren Meşal, bunun tek başına yeterli olmadığını, İsrail’in durdurulması için uluslararası kamuoyunun dikkatli davranması gerektiğini söyledi.
7 Ekim 2023’te başlayan ve Hamas’ın “Aksa Tufanı” olarak adlandırdığı sürecin Filistin konusunu yeniden küresel gündemin üst sıralarına taşıdığını savunan Meşal, Filistin meselesinin artık görmezden gelinemeyeceğini ve çözümün zorunlu hale geldiğini dile getirdi.
Gazze’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Meşal, dış vesayet veya yabancı bir yönetim modelini kabul etmeyeceklerini belirterek Gazze’nin Filistinlilere ait olduğunu ve kaderlerini kendilerinin belirlemek istediklerini ifade etti.
Hamas’ın silahsızlandırılması tartışmalarına da değinen Meşal, işgal altında silahsızlanmanın Filistin halkını savunmasız bırakacağını savundu. Silahsızlanma çağrılarını eleştiren Meşal, buna karşın bazı silahlı grupların meşrulaştırılmasının çelişki olduğunu söyledi.
Gazze’nin yeniden inşası ve insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılması için çatışmaların yeniden başlamasını önleyecek bir ortam gerektiğini vurgulayan Meşal, uluslararası kamuoyunda İsrail’e yönelik tepkilerin arttığını, özellikle üniversiteler ve sosyal medyada bu yönde bir değişim yaşandığını ifade etti.
Türkiye, Katar ve Mısır’ın arabuluculuk rollerini takdir ettiklerini belirten Meşal, Doha yönetiminin Filistin meselesindeki çabalarını önemli ve onurlu olarak nitelendirdi.
Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına dikkat çeken Meşal, Gazze’nin Filistin topraklarının ayrılmaz parçası olduğunu söyledi ve Filistinlilerin direnmeye devam edeceğini dile getirdi. İsrail’in bölge için tehdit oluşturduğunu savunan Meşal, İslam dünyasının bu adımlara karşı birlik içinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Meşal, sorunun yalnızca Filistin’in işgaliyle sınırlı olmadığını, İsrail’in bölge açısından varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu ileri sürdü. İsrail’in uluslararası meşruiyetini kaybettiğini göstermek gerektiğini savunan Meşal, Batı Şeria’daki adımların Ürdün için de büyük risk oluşturduğunu ve İsrail’in Suriye’ye yönelik hamlelerine de dikkat çekti.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.