Türkiye’nin ‘MadeIn Europe’ Kapsamı Dışında Bırakılması Kabul Edilemez!
*Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, Avrupa Birliği’nin yeşil dönüşüm ve sanayi teşvikleri kapsamında gündeme getirdiği “Made in Europe” kriterlerinde Türkiye’nin kapsam dışında bırakılması ihtimaline tepki gösterdi. Birleşik Krallık’a kapı aralanırken, Türkiye’nin 30 yıllık Gümrük Birliği ortaklığına rağmen bu mekanizmaların dışında tutulmasının çifte standart olacağını belirten Küpeli, “Türk sanayisini dışlayan bir Avrupa, küresel rekabette çok zorlanacaktır” dedi.*
Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, konuya ilişkin açıklamasında, Avrupa Birliği’nin küresel sanayi rekabet gücünü artırmak ve yeşil dönüşümü hızlandırmak amacıyla hazırladığı Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında Türkiye’nin karşı karşıya olduğu dışlanma riskine dikkat çekti. Küpeli, Fransa ve Almanya arasında varılan uzlaşmayla Birleşik Krallık’ın “Made in Europe” kapsamına alınmasının gündeme gelmesine karşın, Türkiye’nin “Made in Europe” ve “Made in EU” teşvik mekanizmalarının dışında bırakılması ihtimalinin Türk sanayisi ve iş dünyası açısından kabul edilemez bir yaklaşım olacağını vurguladı.
*Avrupa sanayisi Türkiye olmadan dönüşemez ve rekabet edemez*
Başkan Küpeli, Türkiye’nin Avrupa sanayisiyle uzun yıllara dayanan güçlü üretim ve ticaret entegrasyonuna dikkat çekerek, Türkiye’nin “Made in Europe” kapsamı dışında bırakılmasının Avrupa’nın rekabet gücüne zarar vereceğini belirtti. Küpeli, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Avrupa Birliği, ABD’nin korumacı politikaları ve Uzak Doğu’nun haksız rekabeti karşısında kendi sanayisini korumak isterken, kendi kendine zarar verecek bir korumacılık tuzağına düşmektedir. Türkiye, Avrupa Birliği için herhangi bir "üçüncü ülke" değildir. 1996 yılından bu yana 30 yıldır Gümrük Birliği’ni kesintisiz uygulayan, AB dış ticaret mevzuatına ve standartlarına harfiyen uyan, bu süreçte AB lehine 350 milyar avroyu aşan dış ticaret açığını göğüsleyen tek büyük stratejik üretim ortağıdır.
Bugün Türk sanayisi, yalnızca otomotiv sektöründe dahi AB genelinde 250 binden fazla nitelikli istihdamı doğrudan beslemektedir. Türkiye’de faaliyet gösteren otomotiv tesislerinin yüzde 75’i Avrupalı dev ortaklıkların eseridir. Yıllık 30 milyar doları aşan otomotiv ihracatımızın yüzde 70’ten fazlasını gerçekleştirdiğimiz AB pazarında; nihai montaj veya menşe kriterleri arkasına saklanarak Türk fabrikalarını sübvansiyonlardan ve kamu alımlarından dışlamak, serbest pazar ve entegrasyon kurallarına uygun bir davranış değildir.
*Eskişehir sanayisi Avrupa’nın ayrılmaz tedarik gücüdür*
“Bu tehdit sadece otomotiv montaj hatlarını değil; Eskişehir Organize Sanayi Bölgemizde raylı sistemlerden beyaz eşyaya, otomotiv yan sanayiinden makine ve havacılık imalatına kadar Avrupa standartlarında üretim yapan yüzlerce sanayicimizi ve on binlerce emekçimizi doğrudan hedef almaktadır. Eskişehir OSB, yeşil ve dijital dönüşümünü hızla tamamlayan, sıfır karbon vizyonuyla Avrupa Yeşil Mutabakatına en hızlı uyum sağlayan merkezlerden biridir.
Avrupa'nın 27 üye ülkeyle kapalı bir havza yaratarak maliyetleri kontrol altında tutabileceğini ve küresel devlerle tek başına rekabet edebileceğini sanması büyük bir yanılgıdır. Türk sanayisinin yüksek kaliteli, esnek ve rekabetçi üretim gücünü dışlayan bir Avrupa; daha pahalı ürünlere, çöken tedarik zincirlerine ve küresel pazarda daha da zayıflayan bir sanayiye mahkûm olacağı kaçınılmaz bir sonuç olarak ortada durmaktadır.”
*Gümrük Birliği haklarımız çiğnenmemeli: "Made WITH Europe" ilkesi esas alınmalıdır*
“Birleşik Krallık gibi Birlik'ten ayrılmış bir ülkeye ortak gümrük tarifesi ve pazar uyumu şartıyla ayrıcalık tanınırken, 30 yıldır bu kuralların tamamını eksiksiz tatbik eden Türkiye’ye kapıları kapatmak izah edilemez.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk iş dünyası, Ticaret Bakanlığımızın liderliğinde bu haksızlığa karşı tüm diplomatik, hukuki ve ticari kanalları en üst düzeyde kullanacaktır.
Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’nin nihai karar mekanizmalarına çağrıda bulunuyoruz: Gerçekçi ve sürdürülebilir olan yaklaşım dışlayıcı bir "Made in EU" değil; Türkiye'nin eşit ve tam yetkili ortak olarak masada yer aldığı "Made WITH Europe" anlayışı olmalıdır. Bir tarafın kazandığı, diğer tarafın kaybettiği bir ortaklık olamaz. Ortaklıklarda kazan kazan düşüncesi esastır. Bizler Türk sanayicileri olarak, Avrupalı iş ortaklarımız aracılığıyla, AB yönetiminin bu karardan en kısa dönmesi konusunda girişimlerimizi sürdürüyoruz. Bu kapsamda, Eskişehir OSB yönetimi ve sanayicileri olarak, üreticimizin alın terini ve ülkemizin uluslararası antlaşmalarla tescillenmiş haklarını yok sayacak hiçbir adımı doğru bulmuyoruz. Sürecin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz. Umarız AB yönetimi bu kararlarını en kısa sürede revize eder. Tarih boyu ilişkide olduğumuz, son 30 yıldır Gümrük Birliği gerçekleştirdiğimiz Avrupa Birliğinin sağduyulu adımlar atacağına inanıyoruz.
<www.avast.com/sig-email?utm_medium=email&utm_source=link&utm_campaign=sig-email&utm_content=webmail> Virüs yok.www.avast.com <www.avast.com/sig-email?utm_medium=email&utm_source=link&utm_campaign=sig-email&utm_content=webmail>