Erdem, otel yangınları ve toplu kullanım alanlarındaki yangın güvenliğine dikkat çekti
Eskişehir Müteşebbis İş İnsanları Derneği (EMSİAD) Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Erdem, son dönemde ülke gündeminde derin izler bırakan otel yangınları ve toplu kullanım alanlarındaki yangın güvenliği tartışmalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Fatih Erdem, son dönemdeki otel yangınları ve toplu kullanım alanlarındaki güvenlik tartışmalarına değinerek Eskişehir’in muhtemel bir felakete gerçekten hazır olup olmadığını samimiyetle sorgulaması gerektiğini belirtti.
"Can kaybı yaşandığında hiçbir açıklama bir insanı geri getirmez"
Konu hakkında açıklama yapan Erdem, "Bugün Eskişehir olarak kendimize samimiyetle şu soruyu sormalıyız: Otellerimiz, pansiyonlarımız, yurtlarımız, apartlarımız, restoranlarımız, düğün salonlarımız, alışveriş alanlarımız, sanayi tesislerimiz, okul binalarımız ve toplu kullanım alanlarımız muhtemel bir yangına gerçekten hazır mı? Yangın merdivenleri açık mı? Acil çıkış kapıları çalışır durumda mı? Duman tahliye sistemleri yeterli mi? Alarm sistemleri aktif mi? Personel ne yapacağını biliyor mu? Tahliye planları sadece dosyada mı duruyor, yoksa sahada uygulanabilir mi? Biz bu açıklamayı herhangi bir kurumu, belediyeyi, bakanlığı ya da işletmeyi hedef göstermek için yapmıyoruz. Tam tersine; bu konunun tarafı değil, paydaşı olmamız gerektiğini söylüyoruz. Yangın çıktığında alevler yetki alanı sormaz. Duman, imza kimin diye bakmaz. Can kaybı yaşandığında hiçbir açıklama bir insanı geri getirmez. Bu nedenle mesele, suçlu arama meselesi değil; gecikmeden önlem alma meselesidir. Bir işletmenin ruhsatı olabilir, dosyasında belgeleri olabilir, geçmiş yıllarda alınmış raporları olabilir. Ancak yangın güvenliği yaşayan bir sistemdir. Kapı bozulur, acil çıkış kapanır, yönlendirme levhası görünmez hale gelir, elektrik tesisatı eskir, personel değişir, bakım ihmal edilir. Bu yüzden yangın güvenliği bir defalık belge değil, sürekli takip edilmesi gereken bir sorumluluktur. Eskişehir için önerimiz nettir: Valilik, Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, itfaiye teşkilatı, ilgili müdürlükler, ticaret ve sanayi odaları, meslek odaları, otel ve turizm temsilcileri, üniversiteler, iş insanları dernekleri ve teknik uzmanların yer aldığı bir ‘Eskişehir Yangın Güvenliği Ortak Çalışma Masası’ kurulmalıdır. Şehrimizdeki konaklama tesislerinin, toplu kullanım alanlarının ve yoğun insan trafiği bulunan işletmelerin yangın güvenliği açısından güncel durum analizi yapılmalıdır. Yangın merdivenleri, acil çıkış kapıları, yangına dayanıklı kapılar, elektrik altyapısı, mutfak ve kazan dairesi güvenliği, duman tahliye sistemleri, alarm ve sprinkler sistemleri, personel eğitimleri, tahliye tatbikatları ve denetim sürekliliği tek tek değerlendirilmelidir" dedi.
"Eskişehir hazır mı, değil mi; bunu bir felaket yaşandıktan sonra değil, bugün görelim"
Açıklamasının devamında Fatih Erdem, "Eskişehir bir öğrenci şehri, sanayi şehri, turizm şehri ve kültür şehridir. Hafta sonları binlerce misafir ağırlıyoruz. Oteller, apartlar, kafeler, restoranlar, eğlence mekânları ve toplu etkinlik alanları yoğun şekilde kullanılıyor. Bu hareketlilik şehrimiz için büyük bir değerdir; ancak bu değerin güvenlikle desteklenmesi şarttır. Eskişehir’in yangın risk haritası çıkarılmalı, öncelikli risk alanları belirlenmeli ve işletmelere yol gösterici bir eylem planı sunulmalıdır. Denetim sadece ceza anlamına gelmemelidir. Denetim aynı zamanda rehberliktir, eğitimdir, bilinçlendirmedir. İşletmelerimize ‘şunu yapmazsan ceza alırsın’ demek yerine, ‘şunu yaparsan can güvenliğini artırırsın, işletmeni korursun, müşterine güven verirsin’ anlayışını hâkim kılmalıyız. Elbette mevzuata aykırılık varsa gereği yapılmalıdır; ancak asıl hedef, eksikleri felaket yaşanmadan gidermektir. Bir binanın güvenliği detaylarda gizlidir. Yangına dayanıklı kapılar, kaçış yollarının doğru planlanması, kapıların dışa açılması, duman sızdırmazlık önlemleri, merdiven boşluklarının korunması, elektrik tesisatının güvenliği, dekorasyon ve kaplama malzemelerinin niteliği bu işin ayrılmaz parçalarıdır. Yanlış malzeme, yanlış uygulama ve ihmal zinciri bir araya geldiğinde küçük bir kıvılcım büyük bir faciaya dönüşebilir. Bugün her işletme sahibi kendi iş yerinde küçük bir kontrol listesiyle işe başlayabilir. Acil çıkış kapım açık mı? Yangın tüpüm dolu ve erişilebilir mi? Elektrik panom kontrol edildi mi? Personelim tahliye anında ne yapacağını biliyor mu? Müşterilerimin, çalışanlarımın ve ailelerin güvenliği için gerekli tedbirleri aldım mı? Bu sorulara net cevap veremiyorsak, eksiklerimizi hızla tamamlamalıyız. Eskişehir’in bu konuda örnek şehir olabileceğine inanıyoruz. Bunun yolu da kimseyi hedef göstermekten değil, herkesi aynı masada buluşturmaktan geçiyor. Kamu kurumlarımız, belediyelerimiz, itfaiyemiz, meslek odalarımız, üniversitelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve iş dünyamız el ele verirse Eskişehir’de yangın güvenliği konusunda güçlü bir model oluşturabiliriz. Bizim çağrımız açıktır: Eskişehir hazır mı, değil mi; bunu bir felaket yaşandıktan sonra değil, bugün görelim. Eksiklerimiz varsa birlikte tamamlayalım. Çünkü yangın güvenliği masraf değil, insan hayatına verilen değerin en somut göstergesidir" ifadelerini kullandı.
Fatih Erdem, son dönemdeki otel yangınları ve toplu kullanım alanlarındaki güvenlik tartışmalarına değinerek Eskişehir’in muhtemel bir felakete gerçekten hazır olup olmadığını samimiyetle sorgulaması gerektiğini belirtti.
"Can kaybı yaşandığında hiçbir açıklama bir insanı geri getirmez"
Konu hakkında açıklama yapan Erdem, "Bugün Eskişehir olarak kendimize samimiyetle şu soruyu sormalıyız: Otellerimiz, pansiyonlarımız, yurtlarımız, apartlarımız, restoranlarımız, düğün salonlarımız, alışveriş alanlarımız, sanayi tesislerimiz, okul binalarımız ve toplu kullanım alanlarımız muhtemel bir yangına gerçekten hazır mı? Yangın merdivenleri açık mı? Acil çıkış kapıları çalışır durumda mı? Duman tahliye sistemleri yeterli mi? Alarm sistemleri aktif mi? Personel ne yapacağını biliyor mu? Tahliye planları sadece dosyada mı duruyor, yoksa sahada uygulanabilir mi? Biz bu açıklamayı herhangi bir kurumu, belediyeyi, bakanlığı ya da işletmeyi hedef göstermek için yapmıyoruz. Tam tersine; bu konunun tarafı değil, paydaşı olmamız gerektiğini söylüyoruz. Yangın çıktığında alevler yetki alanı sormaz. Duman, imza kimin diye bakmaz. Can kaybı yaşandığında hiçbir açıklama bir insanı geri getirmez. Bu nedenle mesele, suçlu arama meselesi değil; gecikmeden önlem alma meselesidir. Bir işletmenin ruhsatı olabilir, dosyasında belgeleri olabilir, geçmiş yıllarda alınmış raporları olabilir. Ancak yangın güvenliği yaşayan bir sistemdir. Kapı bozulur, acil çıkış kapanır, yönlendirme levhası görünmez hale gelir, elektrik tesisatı eskir, personel değişir, bakım ihmal edilir. Bu yüzden yangın güvenliği bir defalık belge değil, sürekli takip edilmesi gereken bir sorumluluktur. Eskişehir için önerimiz nettir: Valilik, Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, itfaiye teşkilatı, ilgili müdürlükler, ticaret ve sanayi odaları, meslek odaları, otel ve turizm temsilcileri, üniversiteler, iş insanları dernekleri ve teknik uzmanların yer aldığı bir ‘Eskişehir Yangın Güvenliği Ortak Çalışma Masası’ kurulmalıdır. Şehrimizdeki konaklama tesislerinin, toplu kullanım alanlarının ve yoğun insan trafiği bulunan işletmelerin yangın güvenliği açısından güncel durum analizi yapılmalıdır. Yangın merdivenleri, acil çıkış kapıları, yangına dayanıklı kapılar, elektrik altyapısı, mutfak ve kazan dairesi güvenliği, duman tahliye sistemleri, alarm ve sprinkler sistemleri, personel eğitimleri, tahliye tatbikatları ve denetim sürekliliği tek tek değerlendirilmelidir" dedi.
"Eskişehir hazır mı, değil mi; bunu bir felaket yaşandıktan sonra değil, bugün görelim"
Açıklamasının devamında Fatih Erdem, "Eskişehir bir öğrenci şehri, sanayi şehri, turizm şehri ve kültür şehridir. Hafta sonları binlerce misafir ağırlıyoruz. Oteller, apartlar, kafeler, restoranlar, eğlence mekânları ve toplu etkinlik alanları yoğun şekilde kullanılıyor. Bu hareketlilik şehrimiz için büyük bir değerdir; ancak bu değerin güvenlikle desteklenmesi şarttır. Eskişehir’in yangın risk haritası çıkarılmalı, öncelikli risk alanları belirlenmeli ve işletmelere yol gösterici bir eylem planı sunulmalıdır. Denetim sadece ceza anlamına gelmemelidir. Denetim aynı zamanda rehberliktir, eğitimdir, bilinçlendirmedir. İşletmelerimize ‘şunu yapmazsan ceza alırsın’ demek yerine, ‘şunu yaparsan can güvenliğini artırırsın, işletmeni korursun, müşterine güven verirsin’ anlayışını hâkim kılmalıyız. Elbette mevzuata aykırılık varsa gereği yapılmalıdır; ancak asıl hedef, eksikleri felaket yaşanmadan gidermektir. Bir binanın güvenliği detaylarda gizlidir. Yangına dayanıklı kapılar, kaçış yollarının doğru planlanması, kapıların dışa açılması, duman sızdırmazlık önlemleri, merdiven boşluklarının korunması, elektrik tesisatının güvenliği, dekorasyon ve kaplama malzemelerinin niteliği bu işin ayrılmaz parçalarıdır. Yanlış malzeme, yanlış uygulama ve ihmal zinciri bir araya geldiğinde küçük bir kıvılcım büyük bir faciaya dönüşebilir. Bugün her işletme sahibi kendi iş yerinde küçük bir kontrol listesiyle işe başlayabilir. Acil çıkış kapım açık mı? Yangın tüpüm dolu ve erişilebilir mi? Elektrik panom kontrol edildi mi? Personelim tahliye anında ne yapacağını biliyor mu? Müşterilerimin, çalışanlarımın ve ailelerin güvenliği için gerekli tedbirleri aldım mı? Bu sorulara net cevap veremiyorsak, eksiklerimizi hızla tamamlamalıyız. Eskişehir’in bu konuda örnek şehir olabileceğine inanıyoruz. Bunun yolu da kimseyi hedef göstermekten değil, herkesi aynı masada buluşturmaktan geçiyor. Kamu kurumlarımız, belediyelerimiz, itfaiyemiz, meslek odalarımız, üniversitelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve iş dünyamız el ele verirse Eskişehir’de yangın güvenliği konusunda güçlü bir model oluşturabiliriz. Bizim çağrımız açıktır: Eskişehir hazır mı, değil mi; bunu bir felaket yaşandıktan sonra değil, bugün görelim. Eksiklerimiz varsa birlikte tamamlayalım. Çünkü yangın güvenliği masraf değil, insan hayatına verilen değerin en somut göstergesidir" ifadelerini kullandı.